19 Mart 2014 Çarşamba

VERGİLEMEDE TOPLUMSAL UZLAŞMA






Cahit Yerci - Gelirler Başkontrolörü - 21 Şubat 2006 Salı – Dünya

Vergi,

. Mükellefin ve devletin satın alma ve harcama gücünü belirlemesi açısından ekonomik,

. Toplumdaki gelir ve servet bölüşümünü belirlemesi açısından ekonomik ve siyasal,

. Belli kural ve ilkelere göre alınması bakımından yasal ve hukuksal,

. Her bireyin temel haklarını ve özgürlüklerini ilgilendirmesi bakımından hem hukuksal, hem de siyasal,

yönleri olan bir kurumdur.

Bu boyutlarıyla, vergi, en başta toplumsal uzlaşma konusudur.

Verginin kimden ve hangi oranda alınacağı, kimin vergi kapsamı dışında bırakılacağı soruları toplumsal uzlaşmayla yanıtlanır. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımını sağlayan bu uzlaşmadır. Verginin meşruluğu da, toplumun genel desteğini almak suretiyle vergiye uyum sorunlarının en aza indirgenmesi de toplumsal uzlaşmayla sağlanır.

Vergilerin konulması, değiştirilmesi ve kaldırılması yasayla olmaktadır (Anayasa m. 73). Yasa koymak, kaldırmak ve değiştirmek görev ve yetkisi ise, Anayasa'nın 87'nci maddesi hükmü uyarınca, TBMM'ye aittir. TBMM de, genel oyla seçilen ve seçildikleri bölgeyi ya da kendilerini seçenleri değil, bütün ulusu temsil eden beş yüz elli milletvekilinden oluşmaktadır (Anayasa m. 75, 80). Bu hükümler gereğince, vergiyle ilgili kararlara ait toplumsal uzlaşma, temsile dayalı olarak, TBMM'de gerçekleşmektedir. (Bu noktada, bunun, gerçek anlamda, her bir seçmenin oyunun TBMM'de temsiline olanak sağlayan seçim sistemiyle olanaklı olduğunu vurgulamakta da yarar bulunmaktadır).

Anayasa'nın 73'üncü maddesinde, vergilerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisinin Bakanlar Kurulu'na verilebileceği hükme bağlanmıştır. Vergi koymayı, değiştirmeyi ve kaldırmayı içermeyen bu yetkinin Bakanlar Kurulu'na verilmesi yasa hükmüyle olur. Bu bağlamda, Bakanlar Kurulu'na yetki verilirken de toplumsal uzlaşma zorunludur. Yetki verildikten sonra ise, yetki kapsamıyla sınırlı olarak, karar süreci, TBMM çatısı dışına, Bakanlar Kurulu'na taşınmaktadır.

Kamu giderlerinin yarattığı toplumsal yük, toplumun bireylerine vergiyle dağıtılmaktadır. Bu dağıtımı şu ya da bu şekilde biçimlendiren vergisel araçlar ise, vergi oranları, indirimleri, muaflıkları ve istisnalarıdır. Bunlar, aynı zamanda, vergiyle ilgili olarak Anayasa'mızda yer alan -doğrudan ya da dolaylı- bütün hükümlerin gereklerinin yerine getirilmesinde de araçtır.

Vergilemenin esaslı unsurlarını oluşturan bu araçlar, toplumsal uzlaşma zemininde yasayla belirlenmektedir. Dolayısıyla, kimden ve hangi vergilendirme unsurlarından ne kadar vergi alınacağını ve alınmayacağını bu araçlar belirlemektedir. Bu araçlar, aynı zamanda, vergi yükünü ve bu yükün çeşitli gelir unsurları ve vergi yükümlüleri arasındaki dağılımını, dolayısıyla, ulusal gelirin vergiden sonraki dağılımını da belirler.

Anayasa'nın 73'üncü maddesinde yer alan hüküm temelinde yasanın verdiği yetkilerle, Bakanlar Kurulu, söz konusu araçlara ilişkin yasal hükümlerde değişik yapabilme olanağı elde etmektedir. Böylece, Bakanlar Kurulu, toplumsal uzlaşma zemini dışında, vergi yükünü belirleyebilmekte, vergi yükünü şu ya da bu şekilde dağıtabilmekte, dolayısıyla, ulusal gelirin vergiden sonraki dağılımı üzerinde etkide bulunabilmektedir.

Vergilerin toplumsal uzlaşma zemininde yasayla konmasını, değiştirilmesini ve kaldırılmasını zorunlu kılan da, gerçekte, verginin özünden gelen ve toplumun özelini de, genelini de ilgilendiren bu etkilerdir. Bu bağlamda, böylesine geniş, önemli etkiler yaratabilecek vergisel düzenlemeleri yapabilme yetkisinin siyasi bir karar mercii olan Bakanlar Kurulu'na bırakılmasını ve bunun yarattığı sonuçları, bizce, hukuk devleti ilkeleri uyarınca enine boyuna tartışmak gerekir. Bu tartışmada öncelikli yeri alması gereken ise, hiç kuşkusuz, Anayasa'nın 73'üncü maddesinde yer alan, Bakanlar Kurulu'na yetki verilmesine olanak tanıyan hüküm olacaktır. Bu hükmün varlığı dolayısıyladır ki, vergi yasalarımız, Bakanlar Kurulu'na verilen yetkilerin sayısız örnekleriyle doludur. Söz konusu hükümde, belirlenecek alt ve üst sınırlar dahilinde yetki verileceği belirtilmiş olmakla birlikte, bu sınırların sınırlarının ne olacağının belirlenmemiş olması nedeniyle Bakanlar Kurulu'na verilen yetkiler neredeyse sınırsız niteliktedir (M. Aykut KELECİOĞLU, Vergi Mevzuatımızda Temel Vergilendirme İlkelerine Uyum Sorunu, Dünya, Vergi Sorunları Özel Eki). Verilen yetkiler kullanılmak suretiyle Bakanlar Kurulu'nca yapılan düzenlemeler ise, hukuk devletinin temel süreçlerinden olan Anayasa yargısı dışında kalmaktadır.

Bu tartışmada, önemli diğer bir husus, yasadan alınan yetkiler çerçevesinde Bakanlar Kurulu'nca yapılan düzenlemelerin, sosyal amacı, Anayasa'da, vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı olarak belirlenmiş olan maliye politikası içinde nereye oturduğudur. Bakanlar Kurulu'nca yapılan düzenlemeler, süreç içinde, vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımını sağlamaya hizmet etmiş midir, etmemiş midir? Etmemişse, bunu, vergisel düzenlemelere karar verme yetkisini toplumsal uzlaşma zemini olan TBMM dışına çıkarmaya izin veren hukuksal altyapının yerinde olmadığını onaylayan bir durum saymak gerekir.

Bugünlerde, ülkemizdeki vergi yükünün, vergi oranlarının yüksek olduğu görüşünün sıkça seslendirildiğine tanık oluyoruz (Ülkemizdeki vergi yükünün, vergi oranlarının yüksek olup olmadığı ayrı bir değerlendirme konusudur. Bu değerlendirmeyi bir başka yazımızda yapmaya çalışacağız). Bakanlar Kurulu'nca yapılan düzenlemelerin vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımına hizmet edip etmediğinin belirlenmesi, seslendirilen bu görüşlerle de ilgilidir. Çünkü, yapılacak belirleme, vergi yükünün hangi vergi konuları ve kimler üzerinde yoğunlaştığını, vergi oranları ile bu yük ve Bakanlar Kurulu düzenlemeleri arasındaki ilişkiyi gösterecek, seslendirilen söz konusu görüşlerle kimlerin derdine tercüman olunduğuna ya da olunmadığına ve ses sahiplerinin seslendirmede eksik bıraktıkları hususlara da işaret edecektir.

MÜKELLEF HAKLARI ÜZERİNE



Cahit Yerci - Gelirler Başkontrolörü - 14 Eylül 2005 Çarşamba - Dünya
 

Son zamanlarda "mükellef hakları"na vurgu yapan çalışmalara ve değerlendirmelere daha çok rastlamaya başladık. Bu gelişmeyi hukuk adına sevindirici sayıyoruz. "Mükellef hakları" dediğimiz haklara değinilirken vurgulanmasını zorunlu bulduğumuz bir husus ise, bunların kapsamının, hukuki çerçevesinin ve temelinin çok net vurgulanması. Bu çerçevede konuya ilişkin birkaç değerlendirme yapalım istedik.

Hukuk sistemimizde "mükellef hakları" başlığı altında belirlenmiş hiçbir hakka rastlanmamaktadır. Bu bağlamda, "mükellef hakları"nı Anayasa'nın ve vergi kanunlarının çeşitli maddelerine serpiştirilmiş çeşitli hukuki güvenceler ve olanaklar olarak görmek yanlış olmayacaktır. Bu güvenceler ve olanaklar, esasen, temelini Anayasa'dan, özellikle Anayasa'nın 73'üncü maddesinden almaktadır. Verginin mevcudiyet nedenini kamu giderlerinin karşılanmasına bağlamış olan söz konusu madde, vergileme süresinde temel alınması gereken bazı ilkeleri anayasal ilkeler olarak ortaya koymaktadır. Buna göre,

Herkes vergi ödemek zorundadır,

Herkesin vergi ödeme zorunluluğu mali gücüne göredir,

Vergiler yasa ile konulur.

Devletin vergileme yetkisini sınırlayan bu ilkeler, mükellefler bakımından ise onların haklarını güvenceye almaktadır.

Yukarıda belirtilen anayasal ilkeler, devletin temel yapısını ve niteliğini, görev ve yükümlülüklerini, bireylerin haklarını ve özgürlüklerini belirleyen Anayasa hükümleriyle de doğrudan bağlantılıdır. Bu bağlamda, Anayasa'nın başlangıcında,

"Her Türk vatandaşının Anayasa'da yer alan temel hak ve özgürlüklerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak (...) hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu",

"Topluca Türk vatandaşlarının (...) milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu"

şeklinde yer alan hükümler mükellef hakları ile yakından ilgilidir.

Aynı şekilde, Anayasa'nın,

Türkiye Cumhuriyeti'nin, toplumun huzurunu, milli dayanışmayı, adalet anlayışını esas alan, insan haklarına saygılı, sosyal hukuk devleti olduğunu hükme bağlayan 2'nci,

Devletin temel amaç ve görevlerini "(...) demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve özgürlüklerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan (...) ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli koşulları sağlamaya çalışmak" şeklinde hükme bağlamış bulunan 5'inci,

Temel hakların ve özgürlüklerin, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere (olan) ödev ve sorumluluklarını da içereceğini hükme bağlayan 12'nci,

Herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğunu hükme bağlayan 17'nci

maddesi de mükellef haklarının temelini ve çerçevesini belirleyen hukuki altyapıyı oluşturmaktadır. Dolayısıyla, mükellef haklarının temeli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın hükümlerindedir ve söz konusu hakların gözetilmesindeki başarı, belirtilen hükümlerin özümsenmesi ve uygulamaya yansıtılması derecesine bağlı olacaktır.

 

23 Ocak 2014 Perşembe

Mali Hukuk Alanında Yeni Yayınlar


 

Yazar: Bumin DOĞRUSÖZ

25.07.2005

 

(Dünya Gazetesi)

Uzunca bir süredir yeni yayınları duyuramamış olmamız sebebiyle bende duyurulmayı bekleyen değerli çalışmaların bir kısmını geçen yazımda tanıtmaya çalışmıştım. Bu yazımda da, tanıtamadığım diğer çalışmaları duyurmak istiyorum.

Bu yazımda tanıtmak istediğim ilk eser, Maliye Müfettişi Osman Saraç tarafından kaleme alınmış bulunan "İhracatta Devlet Yardımları" adlı kitap. Kitapda "Türk ürünlerinin yurtdışında markalaşmasına ve Türk malı imajının yerleştirilmesine yönelik teşvikler", "AR-GE'ye yönelik teşvikler", "yurtdışı fuar katılımlarına yönelik teşvikler", "yurtiçi ihtisas fuarlarının desteklenmesine yönelik teşvikler", "çevre maliyetlerinin desteklenmesine yönelik teşvikler", "pazar araştırması ve eğitim yardımına yönelik teşvikler", "istihdam yardımı desteği", "yurtdışında ofis, mağaza açma, işletme ve marka tanıtım faaliyetlerinin desteklenmesine yönelik teşvikler" ile "ihracat ve ihracat sayılan teslimlere yönelik vergi, resim ve harç istisnası" ayrı ayrı bölümler halinde irdelenmekte.

Duyuracağımız ikinci kitap ise, Gelirler Başkontrolörü Cahit Yerci tarafından kaleme alınmış bulunan "Gümrük Mevzuatı Dahil Tüm Yönleriyle İthalatta KDV" isimli çalışma. Kitap özellikle ithalatçılar, gümrükçüler, ithalatla ilgili vergisel işlemleri takip eden meslek mensupları için son derece önemli bir kaynak. Bilindiği gibi, gümrük vergileri ve gümrükte yapılan vergilendirme işlemleri, Vergi Usul Kanunu'na tabi değildir. Konu tamamiyle Gümrük Kanunu çerçevesinde düzenlenmiştir. Yazar da konuyu, gümrük mevzuatı açısından değerlendirerek, özellikle ceza, itiraz, yargısal yollara başvuru gibi konuları da kitabına dahil ederek, bu alandaki bir boşluğu doldurmuş.

Tanıtacağımız üçünü kitap ise, Çalışma Bakanlığı İş Müfettişi Arif Temir ile SSK Müfettişi İsa Karakaş tarafından kaleme alınmış bulunan "SSK ve İş Mevzuatı İhtilafları ve Çözüm Yolları" adlı kitap. Konu özellikle ceza ve itiraz yolları ve usulleri ağırlıklı olarak değerlendirilmek suretiyle kaleme alınmış. Ancak kitapda, İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanunu'nun dışında bu alana ilişkin diğer kanunlara (örneğin, Basın ve Deniz İş Kanunları, İşsizlik Sigortası, Bağ-Kur Kanunu, İş-Kur ve Terörle Mücadele Mevzuatları gibi) göre kesilen cezalar ve ihtilaflarda değerlendirme kapsamına alınmış. Kitap, monografik bir çalışma olarak kendi alanında bir hayli kapsamlı hazırlanmış, emsal içtihatlar ve dilekçe örnekleri ile, adeta bir temel eser ortaya çıkmış.

Buraya kadar aktardığımız kitapların tamamı Yaklaşım Yayınları arasında yayınlandı. Dolayısıyla bu kitapları edinmek isteyenler, yayıncı kuruluşun 0312.4687646 numaralı telefonlarına müracaat edebilirler.

Tanıtacağımız dördüncü eser ise, Yrd. Doç. Dr. G. Kürşat Yerlikaya tarafından kaleme alınmış bulunan "İhtirazi Kayıtla Beyan ve Yargı Yolu" adlı çalışma. Bilindiği gibi ihtirazi kayıt konusu, vergi hukukunda en çok tartışılan ve zaman zaman duraksamalara yol açan konulardan biri. Bu duraksama ve tartışmaların bir kaynağı da çelişkili yargı kararları. Doktora öğrenciliğinden titizliği ve araştırmacılığı ile tanıdığımız Yerlikaya, bu çalışmasında da konuyu, aynı nitelikleri ile çıkan ihtilafların ve yargı kararlarının ışığında irdelemiş. Kitapta konu, vergilendirme işlemleri ve beyanname türleri açısından ayrı ayrı incelenmiş ve konunun yargılamanın aşamalarına etkisi de ayrıca ele alınmış. Bildiğimiz kadarı ile konuyu kitap boyutuna taşıyan ilk ve tek çalışma. Kitap vergi hukuku, idare hukuku ve idari yargılama hukuku üzerinde çalışanların görmezden gelemeyeceği bir kaynak. Bu eseri edinmek isteyenler ise, yayımcı kuruluş olan Kazancı Kitapçılık'ın 0212.4580343 veya 0212.4584310 numaralı telefonlarına müracaat edebilirler.

Bu arada, geçtiğimiz aylarda kamu oyuna açıklanarak görüş toplanan Ticaret Kanunu Tasarı Taslağı'nı bulamayanlara veya web sayfasından hacmi dolayısıyla indirmek mümkün olmuyor diyenlere de bir haber. Ticaret Kanunu Tasarı Taslağı, gerekçeli ve mevcut kanunla mukayese tablolu olarak, Av. Mehmet Akuğur tarafından "Türk Ticaret Kanunu Tasarısı" adı altında kitap olarak yayınlandı. Edinmek isteyenler yayıncı kuruluş olan Vedat Kitapçılık'ın 0212..5166839 veya 0212.2401254 numaralı telefonlarına müracaat edebilirler.

Çeşitli kişi, kurum ve kuruluşlar tasarıya yapılan eleştirilerini ve tasarı hakkındaki görüşlerini Adalet Bakanlığı'na iletti. Bu görüşlerin bir kısmı, kurum veya kuruluşların web sayfasında yayınlandı. Bu arada tasarıya ilişkin görüş ve eleştirilerini Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu, "Türk Ticaret Kanunu Tasarısı Değerlendirme ve Öneriler" adı altında yayınladı. Tasarıyı hukuksal eleştirileri ile birlikte analiz etmek isteyenler ise Sayın Moroğlu hocanın bu çalışmasını, İstanbul Barosu'ndan edinebilirler

 

 

KDV VE ÖTV’YE KARŞILAŞTIRMALI BİR BAKIŞ

Yazar: Cahit YERCİ, MA, YMM

 
 
KDV
ÖTV
Genel harcama (tüketim) vergisidir.
Özel harcama (tüketim) vergisidir. ÖTVK’nın ekinde yer alan dört listede belirtilmiş mallardan alınır. 
Mallar ve hizmetler için yapılan harcamalardan alınır.
Mallar için yapılan harcamalardan alınır. Hizmetler için yapılan harcamalar vergi kapsamına girmez.
Çok aşamalıdır. İmalatçı aşamadan perakendeci aşamaya kadar bütün aşamalarda vergileme söz konusu olur.  
Tek aşamalıdır. Vergileme tek bir aşamada yapılır.
İndirim esasına dayalıdır. Nihai tüketim aşaması hariç, her aşama, bir önceki aşamaya ödediği vergiyi, bir sonraki aşamaya mal teslim ederken ya da hizmet ifa ederken hesapladığı vergiden indirebilir.    
Bazı durumlar hariç verginin indirimine izin verilmemektedir. 
Verginin indirimi söz konusu olduğu için ödenen verginin gider ya da maliyet yazılması, genel ilke olarak,  söz konusu olmaz. Ancak, verginin indirilemediği haller de vardır. Bu durumlarda indirilemeyen katma değer vergisinin, duruma göre, gider ya da maliyet unsuru olarak dikkate alınabilmesi olanağı vardır.
İndirilemediği için, ÖTV, ödeyen açısından, bir maliyet unsurudur. VUK, iktisadi işletmelere dahil edilen gemilerin ve taşıtların ediniminde ödenen ÖTV’nin genel gider ya da maliyet yazılması konusunda işletmeyi serbest bırakmıştır. 
Bütün malların ithalatı verginin konusunu oluşturur. 
Bazı malların ithalatı verginin konusunu oluşturur. 
İthalatta KDV gümrük idaresince alınır. İthalatta alınan KDV VUK kapsamına girmez. Bu nedenle,  ithalatta alınan KDV’ye ilişkin olarak ortaya çıkan ve zamanaşımı, ceza kesme, düzeltme gibi hususlara ilişkin uygulama konuları VUK hükümleri çerçevesinde değil, Gümrük Kanunu (GK) hükümleri çevresinde sonuıçlandırılır.  
İthalatta ÖTV gümrük idaresince alınır. İthalatta alınan ÖTV VUK kapsamına girmez. Bu nedenle,  ithalatta alınan ÖTV’ye ilişkin olarak ortaya çıkan ve zamanaşımı, ceza kesme, düzeltme gibi hususlara ilişkin uygulama konuları VUK hükümleri çerçevesinde değil, Gümrük Kanunu (GK) hükümleri çevresinde sonuıçlandırılır.  
İthalatta alınan KDV’ye bağlı bir ceza uygulamak gerektiğinde bu ceza GK hükümlerine göre saptanır.
İthalatta alınan ÖTV’ye bağlı bir ceza uygulamak gerektiğinde bu ceza GK hükümlerine göre saptanır
Teslim konusu mal, ÖTV’ye de tabi olduğu durumda, katma değer vergisi matrahı ÖTV’yi de içerir. Dolayısıyla ÖTV’ye isabet eden bir KDV de söz konusu olur.
ÖTV’nin matrahı (ÖTV hariç) katma değer vergisi matrahını oluşturan unsurlardan oluşur. 
Bir tüketici satın aldığı bir mal dolayısıyla kendisine düzenlenen belgede ödediği KDV’yi görme olanağı bulur. 
Bir tüketici satın aldığı bir mal dolayısıyla kendisine düzenlenen belgede ödediği ÖTV’yi, ancak, vergileme o satın alma aşamasında yapılıyorsa görür, aksi halde görmez. 
İthalat tanımı KDVK’da yoktur.
İthalat tanımı ÖTVK’da vardır.
KDVK’da teslim tanımı bulunmaktadır.
ÖTVK’da teslim tanımı bulunmaktadır.
Müzayede mahallerinde yapılan satışlar KDV’nin konusuna girer.
ÖTVK’nın ekindeki listelerde yer alan malların ÖTV uygulanmadan önce müzayede yoluyla satışı ÖTV’nin konusuna girer. 

DIŞ TİCARET MEVZUATI-OKUMA LİSTESİ


DIŞ TİCARET MEVZUATI
OKUMA ve BAŞVURU LİSTESİ
(Listedeki Makalelerin Tamamı Cahit YERCİ tarafından yazılmıştır) 
1
Gümrük Mevzuatı Dahil İthalatta KDV, Ankara: Yaklaşım Yayıncılık, 2005, 401 sayfa. 
2
Türkiye İle Avrupa Birliği Arasında Gümrük Birliği ve İhracat Teşvikleri
Vergi Sorunları Dergisi Dergisi, Sayı: 77
Ocak 1995
3
Türkiye’nin Avrupa Birliği ile Gerçekleştireceği Gümrük Birliği ve Devlet Yardımları
Yaklaşım, Sayı: 28
Nisan 1995
4
Gümrük Hattı Dışı Eşya Satış Mağazaları
Vergi Sorunları Dergisi Sayı:133
Ekim 1999
5
Vergi Avantajı Getiren Bir Uygulama: Gümrük Kontrolü Altında İşleme
Vergi Sorunları Dergisi
Sayı: 150
Mart 2001
6
Gümrük Vergisine Dava Açılması Ceza Uygulamasını Engellemez Mi?
Diyalog, Sayı: 156
Nisan 2001
7
Gümrük Vergilerinde İtiraz ve Ödeme Süresi
Mükellefin Dergisi Sayı:100
Nisan 2001
8
Dahilde İşleme Rejiminin Avantajı
Mükellefin Dergisi Sayı:101
Mayıs 2001
9
Gümrük Kontrolü Altında İşleme, Bir Vergi Erteleme Olanağı
Yaklaşım, Sayı: 101
Mayıs 2001
10
Gümrük Mevzuatında Muğlak Bir İfade: Verginin Kesinleşmesi
Diyalog,  Sayı: 158
Haziran 2001
11
Türkiye’nin İçinde Bulunduğu Tercihli Ticaret Uygulamaları
Mükellefin Dergisi Sayı:102
Haziran 2001
12
Gümrük Vergisinde ve İthalatta Alınan Katma Değer Vergisinde Ceza Uygulaması
Vergi Sorunları Dergisi
Sayı: 154
Temmuz 2001
13
İthalat Vergilerine ve Gümrük Mevzuatı Uyarınca Uygulanan Cezalara Karşı Vergi Mahkemelerinde Açılan Davalarda Tahsilat Konusu
Vergi Sorunları Dergisi
Sayı: 165
Haziran 2002
14
Yeni Gümrük Yönetmeliği’nin 643’üncü Maddesinin Getirdiği
Gümrük Dünyası
Temmuz 2002
15
Gümrük Kanunu Gereğince Gecikme Faizi Uygulaması
Vergi Sorunları Dergisi
Sayı: 167
Ağustos 2002
16
Eşyanın Geçici Depolanmasından Doğan Yükümlülüklerin Yerine Getirilmemesi Durumunda Katma Değer Vergisi Yükümlülüğü Doğar mı?
Vergi Sorunları Dergisi
Sayı: 168
Eylül 2002
17
İhraç Edildikten Sonra Geri Gelen Eşyada KDV
Mükellefin Dergisi,
Sayı: 117
Eylül 2002
18
Gümrük Kanunu Uyarınca Teminatlı İşlemlerde Katma Değer Vergisi
Diyalog Sayı: 173
Eylül 2002
19
Akreditifli Ödeme Şekline Göre Yapılan İthalatta Ödenen Faiz ve Komisyonların Katma Değer Vergisi Karşısındaki Durumu
Diyalog Sayı: 174
Ekim 2002
20
Gümrük Hattı Dışı Eşya Satış Mağazalarına Yurt İçinden Yapılan Teslimler İhracat mıdır?
Vergi Sorunları Dergisi
Sayı: 170
Kasım 2002
21
Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejimine Tabi Eşyada Katma Değer Vergisi
Mali Çözüm Dergisi Sayı:62
Ocak-Şubat-Mart 2003
22
Tasfiyelik Hale Gelen Eşyada ve Bu Eşyanın Yeniden İhraç Amaçlı Satışında Katma Değer Vergisi
Mükellefin Dergisi Sayı:122
Şubat 2003
23
Mahrece İade Edilen Eşyada Katma Değer Vergisi
Diyalog Sayı: 180
Nisan 2003
24
İthal Malı Tasfiyelik Hale Getiren Bir Durum ve Vergileme
Diyalog Sayı: 181
Mayıs 2003
25
Tamir Amacıyla Geçici İhracı Yapılan Eşyanın Yeniden  İthalinde Vergileme
Mükellefin Dergisi,
Sayı: 126
Haziran 2003
26
İthalatta KDV Doğuran Olay
Vergi Dünyası, Sayı:264
Ağustos 2003
27
İthalatta Alınan KDV’nde Ödeme Süresi (I)
Mükellefin Dergisi Sayı:131
Ekim 2003
28
İthalatta Alınan KDV’nde Ödeme Süresi (II)
Mükellefin Dergisi Sayı:132
Kasım 2003
29
Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamında Yapılan Makine ve Teçhizat İthalatında Katma Değer Vergisi İstisnası
Vergi Dünyası, Sayı:267
Kasım 2003
30
Taşıma Araçlarında KDV İstisnası
Vergi Dünyası Sayı:271
Mart 2004
31
Hizmet İthalatında KDV (I)
Yaklaşım, Sayı:
Kasım 2005
32
Hizmet İthalatında KDV (II)
Yaklaşım, Sayı:
Aralık 2005
33
Gümrük Kanunu’nun 245/3’üncü Maddesinin Anayasa Mahkemesi’nce İptali Üzerine Bir Değerlendirme
Vergi Sorunları Dergisi Sayı:212
Mayıs 2006
34
İthalatta Özel Tüketim Vergisi
Diyalog Sayı: 223
Kasım 2006
35
Malul, Sakat ve Engellilerce Motorlu Taşıt İthalinde Vergi İstisnası
Vergi Sorunları Dergisi Sayı:219
Aralık 2006
36
İthalatta KDV ve ÖTV Hükümlerine Karşılaştırmalı Bir Bakış
Vergi Sorunları Dergisi Sayı:220
Ocak 2007
37
ÖTVK’nın Müteselsil Sorumluluk Öngören 13/3’üncü Maddesine İlişkin Değerlendirmeler
Diyalog Sayı:
Şubat 2007
38
Kabahatler Kanunu’nun İthalatta Alınan Vergilere İlişkin Cezalara Yansıması
Vergi Sorunları Dergisi Sayı:227
Ağustos 2007
39
Bir Danıştay Kararı’nın İrdelenmesi (Transit Rejimine Tabi Eşyada Vergileme)
Vergi Sorunları Dergisi Sayı:231
Aralık 2007
40
Yurt Dışından Kiralanan Mallarda Vergileme
Vergi Sorunları Dergisi Sayı:237
Haziran 2008
41
OECD Uluslararası Ticarette Ortak Vergileme İlkeleri Geliştiriyor
Dünya
05/04/2006